Please reload

Son Paylaşımlar

Kentsel Dönüşümde Tozu Engellemek -1

December 5, 2017

Sağlam ve albenisi yüksek binalarda yaşamak hedefiyle başlayan kentsel dönüşüm, yıkım sırasında ortaya çıkan toz nedeniyle adeta Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma noktasına getirdi.   

 

Yıkım sırasında ortaya çıkan toz yeni yıkımlarla artıyor. Bina sağlam olsa da çevre faktörü albenisini düşürüyor.

 

İnşaatın evrensel kuralları gibi, yıkımın da kuralları var. Yıkımdan asgari zarar ve azami faydayı sağlamak için iki temel kural var: hidrolik ataşmanlar kullanarak tozu kaynağında azaltmak ve kalan  tozu baskılamak. Bu yazıda hidrolik ataşmanlar kısmını, izleyen yazımızda da tozun baskılamasının matematiği ve  tekniği üzerine yoğunlaşacağız.

 

Halihazırda kullanılan kova / kepçe ataşmanları yıkım sırasında büyük kütlelerin yüksekten düşmesine, yere çarpmanın etkisiyle dağılarak yoğun bir toz bulutu oluşturmasına yol açıyor. Bu yöntem hızlı diye tercih edilse de hem yarattığı toz, hem de yığılma sebebiyle çevreyi ve yıkım işini zora sokuyor.

 

Dünyada bu iş için kullanılan 4 hidrolik ataşman var: Hidrolik kırıcılar, beton makasları, öğütücüler ve kavrama ataşmanları. 

 

Hidrolik kırıcılar, zemin seviyesinin altındaki yekpare beton temelleri kırmak için kullanılıyor, zira bu temeli açmanın başka çaresi yok. Zemin üstünde hidrolik kırıcı ses, titreşim ve iş güvenliği nedeniyle istenmiyor: kırıcı çalışırken fırlayabilecek taşlar, hem cana hem de mala zarar verebiliyor.

 

 

 

Beton mukavemeti yüksek binalarda yıkım makası olarak da adlandırılan beton makasları kullanılıyor. Beton makasları, sivri uçlu ağzıyla betonu çatlatarak kırıyor, donatı entegre metal makası ile keserek binayı yıkıyor.

 

 

 

Beton mukavemeti vasat binalarda beton makası  istenen etkiyi sağlamıyor; zira uçlar betonu çatlatmak yerine içine dalıyor. Bu binalarda timsah ağzı da denen öğütücü kullanılıyor. Öğütücü, karşılıklı iki plaka ile betonu öğütüyor; bu ataşmana da entegre olan metal makası ile donatı kesiliyor.

 

 

 

Öğütücünün bir diğer avantajı, çile halinde yer kaplayan donatıyı sıkıştırması. Halihazırda bu iş, yere konan saç planın üzerindeki çileye tepeden kova/kepçe vurularak yapılıyor. bu da zeminde yüksek titreşime ve rahatsızlığa sebep oluyor. Öğütücü, bu işi yere vurmadan, titreştirmeden yapıyor.

 

Vasatın altındaki binalar ve çıkan malzemenin kamyonlara yüklenmesi için kavrama ataşmanı kullanılıyor. Kavrama ataşmanı, kepçenin çift taraflısı, hem çok güçlü, hem de ufak parçaları tutacak kadar hassas. Bu ataşman, betonu bütün olarak tutup yere düşürmek yerine indiriyor, bu sayede toz miktarı azalırken yerde hareket imkanı artıyor.

 

 

 

Her makinada olduğu gibi bu ataşmanların da iyisi ve vasatı var. İyi ataşmanlar, iyi iş çıkarırken iş makinasını, diğer bir deyişle yıkımcının sermayesini de koruyor. 

 

Hal böyleyken  neden yıkımlarda kova / kepçe görüyoruz? İşin ucu maddiyata dayanıyor. Varolan, ya da bedeli hidrolik ataşmanlara göre kat be kat ucuz kova/kepçe, bir yandan kontrolsüz yıkımla sağlığı ve çevreyi tehdit  ederken diğer yandan yıkımcının iş makinasına titreşim, toz ve yüklenme nedeniyle yüksek maliyet yaratıyor. 

 

Yıkım yatırım isteyen ve maliyetli bir iş. Doğru şekilde yapılmadığında bu maliyeti toz yoluyla toplum, yıpranan makinasıyla yıkımcı ödüyor. Tabii ki en pahalı maliyet sağlık. Mala geldiğinden çok cana geliyor.

 

en doğru yöntemlerle bile yıkım yapılsa toz çıkar, ancak bu toz, kova/kepçe ile karşılaştırıldığında hem çok az, hem de kontrol edilebilir miktarda oluyor. İzleyen yazımızda da bu konuyu ele alacağız.

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Please reload

Arşiv

© 2017 by DHC Makina

  • LinkedIn Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon